Sürücüsüz araçlar 2030’da yollarda olacak

0
359
İstanbul Bilgi Üniversi'tesi Silikon Vadisi şirketlerine danışmanlık yapan Prof. Dr. Lothar Determann'ı konuk etti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Silikon Vadisi şirketlerine danışmanlık yapan Prof. Dr. Lothar Determann'ı konuk etti.

1998’den bu yana Silikon Vadisi’ndeki şirketlere danışmanlık veren Prof. Dr. Lothar Determann, İstanbul Bilgi Üniversitesi‘nde düzenlenen “Veri Mahremiyeti, Güvenlik ve Verinin Metalaştırılması – Küresel Eğilimler” etkinliğinde veri paylaşımının önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Determann, güncellenebilir ve kişiselleştirilebilir araçların en geç 2030’da yola çıkacağını belirtti.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü, “Veri Mahremiyeti, Güvenlik ve Verinin Metalaştırılması – Küresel Eğilimler” başlıklı etkinlikte Silikon Vadisi’ndeki şirketlere danışmanlık veren Prof. Dr. Lothar Determann’ı ağırladı. Prof. Dr. Determann etkinlikte, araçların da bilgisayarlar gibi program yüklenebilen ve kişiselleştirilebilen açık kaynaklı bir yapıya büründüğüne dikkat çekti. Araçların içinde yüzlerce bilgisayar programı olduğunu belirten Prof. Dr. Determann, “Araçlar artık tekerlekli bilgisayar olarak nitelendirilebilir. Birçok program uyum içinde çalışıyor ve kullanıcı tarafından müdahale edilemiyor. Telefon bağlayıp müzik dinlemek dışında kişiselleştirilemiyor. Açık kaynaklar sayesinde kişiselleştirebileceğimiz ve güncelleyebileceğimiz yeni araçlar, en geç 2030’da yollarda olacak.” dedi.

Prof. Dr. Lothar Determann, açık kaynaklar sayesinde kişiselleştirebileceğimiz ve güncelleyebileceğimiz yeni araçların en geç 2030’da yollarda olacağını belirtti.
Prof. Dr. Lothar Determann, açık kaynaklar sayesinde kişiselleştirebileceğimiz ve güncelleyebileceğimiz yeni araçların en geç 2030’da yollarda olacağını belirtti.

Veri paylaşılmazsa sürücüsüz araçlar gelişmez

Prof. Dr. Determann, tercih ve davranışların da değişeceğini belirterek, “Kullanıcılar artık beygir gücü gibi eski usul değerlerle uğraşmayacak. Çünkü sürücüsüz (otonom) araçlar hız limitlerine göre, trafik kurallarına uyarak hareket edecek. Dahası, kimse araç kullanmak zorunda kalmayacak.” şeklinde konuştu. Araçların çok sayıda veriyi işleyip paylaşacağına da vurgu yapan Prof. Dr. Determann, yol, hava, tüketim gibi sürücüleri ilgilendiren verilerin yanı sıra araç üreticileri ve hatta hükümeti ilgilendiren verilerin de söz konusu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Determann, “Sürücüsüz (otonom) araçlardan toplanan veriler devletler tarafından akıllı şehirler kurma amacıyla kullanılırsa ortaya muazzam bir tablo çıkar. Verilerimizin paylaşılmasına dair siber güvenlik korkusunun önüne geçilmesi için değişmesi gereken teknoloji değil, şirketler ve hükümetlerdir. Gerekli güven ortamının sağlanması gerekir.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Determann, verilerin paylaşılmasına dair siber güvenlik korkusunun önüne geçilmesi için değişmesi gerekenin teknoloji değil, şirketler ve hükümetler olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Determann, verilerin paylaşılmasına dair siber güvenlik korkusunun önüne geçilmesi için değişmesi gerekenin teknoloji değil, şirketler ve hükümetler olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) başta olmak üzere Avrupa Birliği’nin getirdiği yasa ve regülasyonlarının veri paylaşımı konusundaki kısıtlayıcı yaklaşımının, kişisel verilerin korunması ve gizlilik haklarına eskiye kıyasla kayda değer bir katkısının olmadığını düşündüğünü belirten Prof. Dr. Determann, veri paylaşımını kısıtlayıcı yaklaşımları eleştirirken aynı zamanda sınırın da bilinmesi gerektiğini; kaynakların tamamının açık ya da ücretsiz olmasının büyük firmalar açısından da olumsuzluklar yaratabileceğini belirterek, yeni nesil yazılımların güvenlik sorunlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Determann, “Elbette herkese güvenlik sisteminin nasıl çalıştığına dair bilgilerin tamamını veremezsiniz ya da verilerinizin tamamını paylaşamazsınız. Fakat söz konusu Tesla gibi arabalar ve de günlük hayat kalitesini yükseltecek teknolojiler ise inovasyonun gelişimi açısından verinin açık olması olumlu bir tutumdur. Verinin sahipliğinden bahsetmek mümkün değil, veri bir eşya gibi satıldıktan sonra beğenilmediğinde veya istenmediğinde başkasına verilen veya iade edilebilen bir şey olmamalı, bu sebeple de zaten veriye sahiplik kavramının tartışılması mantıklı değil.” dedi.


Otonom araçlar yorulmuyor, dikkati dağılmıyor, alkol almıyor

Prof. Dr. Determann, açık kaynaklı yeni nesil araçların siber güvenliğin yanı sıra fiziksel güvenlik açısından da bazı soru işaretlerini beraberinde getirdiğini söyleyerek, şunlara değindi: “Bu araçlar yüzde yüz güvenli demek mümkün değil. Ancak yeni nesil araçlar dalgın, yorgun, uykusuz ya da alkollü sürücüler kadar büyük bir sorun teşkil etmeyeceğinden, durumun gelecekte şimdiye oranla daha iyi olacağını söylemek mümkün. Teknolojinin hızlı gelişimi daha güvenli araçların önünü açacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here