Volkswagen Truck & Bus, lojistiği geleceğe hazırlıyor

0
92

Volkswagen Truck & Bus, tüm bir lojistik zincirini sürdürülebilir şekilde dönüştürecek öncü teknolojilerini ve ürünlerini tanıttı. MAN, Scania, Volkswagen Caminhões e Ônibus ve RIO gibi markaları bünyesinde barındıran Grup, taşımacılık dünyasında güvenliği ve verimliliği artırırken çevreye verilen zararı azaltmayı kendine amaç edindi. Bu amaca ulaşmak için Volkswagen Truck & Bus, şu üç eğilim belirleyici alana odaklandı: Özerk (otonom) sürüş, bağlantılılık ve çevreyle dost seçenek tahrik sistemleri. Tüm dünyada taşımacılık hacmi artarken ve yayım düzenlemeleri gitgide daha kısıtlayıcı hale gelirken müşteriler bu tür çözümler arıyorlar. Daha verimli ve daha temiz bir taşımacılık sadece çevreye verilen zararı azaltmazken, aynı zamanda lojistik firmalarını daha kârlı hale getiriyor.

Geliştirme tarafında Volkswagen Truck & Bus, en uygun şekilde bireysel markaların gücünü bir araya getirmek ve sinerjileri güçlendirmek amacıyla markalarının kaynaklarını bir havuzda topladı. Bu süreçte öncü mühendislik kavramı çok önemli bir rol oynuyor. Öncü mühendiliğin bir parçası olarak, bir ortak geliştirme projesinin sorumluluğu bir markaya veriliyor. Ar-Ge’nin merkezi işlevi, markalar tarafından yapilan geliştirme çalışmalarının koordinasyonundan sorumlu. Bu da Grup’un birçok büyük projeyi aynı anda ve aynı odaklanma seviyesiyle yürütebilmesini sağlıyor. Volkswagen Truck & Bus CTO’su Anders Nielsen, konuyla ilgili olarak “İşbirliği oluşturuyor ve bunu yaparken ortak geliştirme projelerinin sorumluluğunu bir markaya vererek öncü mühendislik uyguluyoruz. Bu sayede tekrardan kaçınıyor ve markalar arasında teknolojileri yeniden kullanarak sinerjileri güçlendiriyoruz. Bu sayede Ar-Ge kaynaklarının yeni teknolojilere odaklanmasını ve mümkün olduğunca hızlı ve maliyet etkin bir şekilde pazarlanmasını sağlıyoruz.” dedi.

Volkswagen Truck & Bus CTO’su Anders Nielsen

Markalarıyla birlikte Volkswagen Truck & Bus, talep edilen ve müşterilerin gelecekte işlerini daha başarılı bir şekilde yürütmelerine yardımcı olacak teknolojiler ve ürünler geliştiriyor. Bu sürecin bir parçası olarak verimlilik, sıfır yayım ve sürdürülebilirlik gibi etkenler tarafından oynanan rolün önemi gitgide artıyor. Volkswagen Truck & Bus CEO’su Andreas Renschler, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Uzmanlığımızı bir araya getirmek ve kaynaklarımızı tek bir havuzda toplamak için en doğru zamanı seçtik. Bugün, taşımacılığın geleceği için teknoloji ve ürünler geliştiren öncü şirketlerden biriyiz. Taşımacılığı gelişimin bir üst seviyesine çıkarmak için gerekli potansiyele sahibiz.

Volkswagen Truck & Bus CEO’su Andreas Renschler

Özerk sürüş: daha fazla güvenlik ve daha az yayım

Özerk (otonom) sürüş, karayoluyla yük taşımacılığını daha sürdürülebilir hale getirmek için çok büyük bir potansiyel sunuyor. Kamyonların nüfusu yoğun kentsel alanlarda özerk sürüşünün gerçekleşmesinden önce çok sayıda seviyeye ulaşmak gerekiyor. Örneğin otoyol bakımlarında kullanılan özerk koruma araçlarından ve madenlerdeki özerk damperli kamyonlardan limanlardaki sürücüsüz çekicilere ve otoyollarda uzun yol taşımacılığındak kamyon müfrezelerine kadar. Volkswagen Truck & Bus, markalarıyla birlikte tüm bu uygulamalar üstünde yoğun bir şekilde çalışıyor. MAN ve Scania müfrezeleri tüm Avrupa çapında deneniyor. Müfreze kavramı, en öndeki kamyondaki sürücünün güzergahı ve hızı belirlediği kısmen özerk olarak sürülen bağlantılı kamyonların oluşturduğu bir konvoy. Araçların birbirine normal bir sürüşten daha yakın olmaları sayesinde iyileştirilen hava akımı otoyollardaki sürüşte yakıt tüketimini önemli oranda düşürüyor. Kaza riski azalıyor ve öncü kamyonun arkasındaki kamyonlardaki sürücüler başka etkinliklerle ilgilenebiliyorlar. Bu sürücüler istedikleri anda araçlarının kontrolünü alabiliyorlar. DB Schenker ile işbirliği yapan MAN, 2018 yılı baharında Münih ve Nürnberg arasındaki A9 otoyolunun dijital test güzergahında ilk kamyon müfrezelerinin denemesine başladı. Scania, 2017 yılında Singapur’da iki liman arasındaki halka açık yollarda bir kamyon müfrezesi projesi başlatmıştı. Andreas Renschler, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Bundan sonraki adım farklı markaların kamyonlarından oluşan müfrezeleri yola çıkarmak. Bu sürecin bir parçası olarak, Scania ve MAN, teknolojiye öncülük etmek ve tüm endüstrinin geleceğini şekillendirecek ölçütler geliştirmek için Volkswagen Truck & Bus şemsiyesi altında güçlerini birleştirecek.

Scania’nın özerk kamyonu madenlerde kullanılmaya başlandı.
DB Schenker ile işbirliği yapan MAN, 2018 yılı baharında Münih ve Nürnberg arasındaki A9 otoyolunun dijital test güzergahında ilk kamyon müfrezelerinin denemesine başladı.
Scania kamyonlar Avrupa Kamyon Müfrezesi Etkinlği 2016’ya katılmışlardı.

Volkswagen Truck & Bus, beşinci seviye özerk sürüş yolunda, özerk sürüşü halka açık yollarda uygulanabilir bir seçenek haline etirmek için Volkswagen Group Research ile yakın bir şekilde çalışıyor. “Fellow Truck” projesi, dereceli olarak yapay zeka modüllerini araca bütünleştiriyor. Volkswagen’in amacı birkaç yıl içinde halka açık yollarda tamamen özerk insan ve yük taşımacılığı için özel ürünler sunabilecek bir konuma ulaşmak. Bu amaca ulaşarak, Volkswagen Truck & Bus trafik akışının iyileştirilmesine ve yol güvenliğine sürdürülebilir bir katkı yapabilecek. Bununla birlikte özerk sürüşün halka açık yollarda yapılabilmesi için yasal altyapının oluşturulması ve yollardaki gerekli altyapının kurulması gerekiyor. Volkswagen Truck & Bus, bu konuda siyasetçileri ve karar alıcıları desteklemeye devam ediyor.

“Fellow Truck” projesi, dereceli olarak yapay zeka modüllerini araca bütünleştiriyor.

Özerk sürüş şu anda belirli alanlarda gerçekleştiriliyor. Tam özerk (otonom) Scania araçlar madenlerde kullanılmaya hazır. 2017 yılının sonu itibariyle ilk ticari araçlar müşterilere teslim edildi. Scania CEO’su Henrik Henriksson, konuyla ilgili olarak “Biz her zaman müşterilerimize özel taşımacılık ihtiyaçları için mümkün olan en iyi çözümü sunmayı ve onları daha kârlı hale etrimeyi arzuluyoruz. Yeni teknolojiyi kullanmak daha da iyi çözümleri olanaklı hale getiriyor. Özerk kamyonlar, ekstra güvenlik ve verimlilik sunduğu için özel alanlarda en iyi çözüm.” dedi.

Scania CEO’su Henrik Henriksson

Endüstri, araştrıma ve yönetimden yedi ortakla işbirliği yapan MAN, “aFAS” araştırma projesiyle özerk sürüş teknolojisinin geldiği noktayı gösteriyor. MAN, “aFAS” kamyonu yol bakım işlerinde özerk sürüşle öndeki kamyona arkadan giderek koruma sağlıyor.

MAN, özerk güvenlik aracı aFAS’ın denemelerine Alman otoyollarında devam ediyor.

Dijitalleşme değişimin önünü açıyor

Devam eden dijitalleşme lojistik dünyasında radikal bir değişime yol açıyor. Volkswagen Truck & Bus, tüm değer yaratma zinciri boyunca ve tüm taşımacılık modlarında taşımacılıkta bağlantılı sürüşü geliştiriyor. Tüm tedarik zincirinin birbirine bağlanmasıyla en yüksek verimlilik elde edilebilecek. RIO CEO’su Markus Lipinksy, şu açıklamayı yaptı: “Müşterilerimiz, onlarla birlikte tüm taşımacılık endüstrisi ve en az onlar kadar önemli olan çevre bağlantılı dijital taşımacılığın faydalarından yararlanacak.

RIO CEO’su Markus Lipinksy

Volkswagen Truck & Bus Grup’un açık bulut-temelli platformu RIO, değer üretim zincirindeki tüm oyuncuları birbirine bağlıyor. Gerçek zamanlı sayısız süreç adımının bir sonucu olarak algoritmalar elde edilen veriyi işliyor ve daha iyi kararlar vermek için temel olarak sunuyor. RIO platformu ve dijital RIO hizmetleri 2017 sonu itibariyle elde edilmeye başlandı. Volkswagen’in Grup Lojistiği’nin hizmet sağlayıcıları da dahil olmak üzere 20’nin üzerinde MAN müşterisinin sabit filolarında denemeler yapıldı. Almanya, Fransa, Danimarka, Birleşik Krallık ve Polonya’dan yüzden fazla araç bu denemelerde yer aldı. Markaların, lojistik ekosisteminden ortakların ve RIO dijital markasının sunduğu hizmetlerin temeli olarak çalışan platform; araç takibi, sürücüyle iletişim, sürüş ve verimlilik analizleri, dijital bakım yönetimi ve takometre bilgisi gibi hizmetlerin yanı sıra online RIO pazar yerindeki diğer gelişmiş lojistik hizmetlerini birbirine bağlıyor. MAN, 2017 yılı ağustos ayından buna fabrika teslimi Euro 6 araçlarını RIO bağlantılılığı ile donatan ilk OEM ortağı konumunda.

RIO kutusu, dijital evren için bir anahtar. 2017 yılı ağustos ayından bu yana Avrupa pazarına sunulan tüm MAN kamyonlar RIO kutusuyla donatılıyor.

Scania, filo yönetimi için bağlantılılığı kullanmada öncü konumda.

Scania, filo bağlantılılığında her zaman öncü bir rol oynadı. MAN ve Scania ile birlikte Volkswagen Truck & Bus, 300 binden fazla bağlantılı kamyon üretmiş durumda. Birleşik Devletler’deki ortağı Navistar ile birlikte çalışarak şirket, bunu gelecekte dünya çapında toplam 650 bin adet bağlantılı araç geliştirmek için bir temel olarak kullanacak. Araçlar, üçüncü parti hizmet sağlayıcıların yanı sıra bağlı bulundukları markaların kendi OEM hizmetlerine ulaşmak için RIO platformunu da kullanabilecekler. Platformun kullanımı sayıları gittikçe artan yenilikçi start-up’lar için de uygun bir ortam sağlayacak. Örneğin kamyon sığasını en uygun hale getiren algoritmalarla bir yük değişim platformu olan Loadfox, kaynakların kullanımını azaltırken müşteriler için daha az sayıda boş sürüş ve daha yüksek marjlar sağlayacak. Günlük paket dağıtımında uzmanlaşan başka bir start-up olan sender, bugün klasik modern günlük paket dağıtımının omurgasını oluşturan geleneksel merkezler olmadan yönetme olanağı sunacak. Sosyal açıdan bakıldığında yüklerin daha verimli bir şekilde taşınması trafik akışının hızlanmasına ve yayımların düşürülmesine olanak verecek. Bu da kentlerin çok hızlı büyüyen taşımacılık hacmini yönetebilmesinin tek yolu durumunda.

Volkswagen eCrafter elektrikli panel van ve MAN eTGM 6×2/2 elektrikli orta sınıf dağıtım kamyonu
Volkswagen’in Birleşik Devletler’deki stratejik ortağı Navistar, 2019 yılından itibaren sunacağı elektrikli dağıtım kamyonlarında Volkswagen Truck & Bus Grubu içinde ortak geliştirilen e-aktarma organları platformu kullanacak.

Her durum için seçenek tahrik sistemleri

Malların el değiştirmesindeki artışın, büyüyen kentlerin ve patlayan online satışların ışığında kentsel alanlardaki hava niteliğinin iyileştirilmesine yardımcı olan seçenek tahrik sistemleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Seçenek tahrik sistemleri alanında şu anda önemli gelişmeler elde edilmiş durumda. Özellikle son nokta lojistiğinde ve paket dağıtımında gitgide daha fazla elektrikli araç görülüyor. Volkswagen Ticari Taşıtlar CEO’su Dr. Eckhard Scholz, konuyla ilgili şunları söyledi: “eCrafter, yaklaşık 200 km’lik menzili ile yüksek performanslı bir van. Bu araç 2017 yılı sonu itibariyle seçilmiş müşterilere teslim edildi. Elektrikle çalışan kompakt bir van olan VW I.D. Buzz Cargo geliştirildi. Tasarımı ve günlük kullanıma uygunluğu klasik VW Bulli’yi andırıyor. Bu model 2022 yılında pazara sunulacak.”

Volkswagen Ticari Taşıtlar CEO’su Dr. Eckhard Scholz

Volkswagen Truck & Bus da orta ve ağır dağıtım taşımacılığında ve kentiçi otobüslerde elektrikli çözümler üzerinde çalışıyor. Yakında Avrupa pazarı için tam bir elektirkli araç yelpazesine sahip olunacak. Ortak geliştirilen e-aktarma organları gelecekteki her elektrikli mimarinin temelini oluşturacak. Elektrikli aktarma organları, evrensel modüler bir eleman olarak Volkswagen Truck & Bus markaları tarafından üretilecek gelecekteki dağıtım kamyonlarında ve kentiçi otobüslerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Volkswagen’in Birleşik Devletler’deki stratejik ortağı Navistar, 2019 yılından itibaren sunacağı elektrikli dağıtım kamyonlarında bu platformu kullanacak. MAN, şimdiden kendi elektrikli dağıtım kamyonunu üretme yolunda önemli bir yol aldı. MAN Truck & Bus CEO’su Joachim Drees, konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “2017 yılı sonunda büyük süpermarketler, içecek firmaları ve büyük taşıma firmalarından oluşan Avusturya’daki müşterilerimize ilk dokuz tamamen elektrikli kamyonu teslim ettik. Elektrikli tahrik ve dağıtım birbirine çok uyuyor. Elektrikli tahrik; sessiz, herhangi bir yerel yayım üretmiyor ve müşterilerin ihtiyaçlarını mükemmel karşılıyor. Aynı şekilde bu tip araçlara olan talep giderek artıyor. 2018 yılının sonunda ilk araçlarımızı belli bir sayıda pazara sunacağız.

MAN Truck & Bus CEO’su Joachim Drees

Elektrikli dağıtım kamyonu e-Delivery

Volkswagen e-Delivery

Gelişen ekonomilerin hızlı büyümesiyle koşut olarak başka bir elektrikli dağıtm kamyonu gelişitirildi ve 2017 yılının sonlarına doğru Volkswagen e-Delivery adı altında dünya tanıtımı yapıldı. e-Delivery, malların dağıtımında sürdürülebilirliği artırmak amacıyla tasarlanan modern bir kentiçi lojistiği kamyonu. 2020 yılında Brezilya’da Volkswagen Caminhões e Onibus tarafından üretilmeye başlanacak. MAN Latin America CEO’su Roberto Cortes, araçla ilgili şöyle konuştu: “e-Delivery Volkswagen Caminhões e Ônibus’un tarihinde önemli bir km taşı. Büyük kentlerde yeni hareketlilik seçenekleri sunmak için Brezilya’da geliştirilen tamamen yeni bir platform.

MAN Latin America CEO’su Roberto Cortes

Hem MAN hem de Scania birçok Avrupa kentinde ortak geliştirilen elektrikli aktarma organlarına sahip kentiçi otobüslerinin ön seri üretim sürümlerini her türlü şartta deniyor. Bu otobüslerin seri üretiminin 2020 yılında başlaması bekleniyor. Her iki marka da elektrikli hareketlilik çözümleri sunma konusunda otobüs işletmecilerine ve toplumlara kapsamlı bir danışmanlık sunuyor. Otobüslerin akülerinin dolumu konusunda iki farklı seçeneğe odaklanılıyor. Bunlar gece depolarda yapılan dolumlar ve güzergah üzerindeki otobüs duraklarında pantografla ya da kablosuz yapılan dolumlar.

Scania P320 hibrit kamyon ağır dağıtım alanında kullanılıyor
Scania G340 LNG’li çekici

Konu ağır hizmet kamyonlarına ve uzun yol taşımacılığına geldiğinde modern akü teknolojisi yetersiz kalıyor. Gerekli enerji miktarının karşılanması durmunda yükleme sığası azalıyor. Buna karşın başka seçenekler bulunuyor. Bunlar arasında gaz ya da biyodizel ile çalışan içten patlamalı motorlar yer alıyor. Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) ile çalışan motorlar uzun yol taşımacılığı için büyük bir potansiyel barındırıyor. Yüksek enerji yoğunluğu ve bunun sonucunda bin km’lik menzil bu teknolojinin uzun yolda kullanılması için ümit vaad ediyor. Scania, ilk euro 6 LNG’li kamyonunun 2014 yılında tanıtmıştı. Eyül 2017’de Volkswagen’in Grup Lojistiği’nin işbirliği ile bir LNG kampanyası başlatıldı.

Scania P320 hibrit kamyon

Ağır hizmet kamyonlarının menzillerinin ve yükleme sığalarının uzun yol taşımacılığına uygunluğunu ortadan kaldırmadan onları elektrikli hale getirme konusunda farklı bir girişim sürdürülüyor. Bu geliştirme alanındaki kilit sözcük, demiryolu sektöründe olduğu gibi havai güç hatlarının kullanımına odaklanan “e-yol”. Pantograflar aracılığıyla havai hatlardan güç alan kamyonlar sıfır yayımla ilerleyebiliyorlar. Elektrikli Scania kamyonlar için İsveç’te bir deneme güzergahı bulunuyor. Almanya’da da deneme güzergahlarının açılacağı duyuruldu.

Pantograf ile e-Yol, kamyonların yayımsız olarak ilerlemelerini sağlıyor

Dizel motorlardan seçenek tahrik sistemlerine ve yakıtlara akıllı dönüşümü amaçlayan geleceğin tahrik sistemleri tek tip olmayacak. “Volkswagen Truck & Bus seçenek tahrik sistemleri alanında bir numara olma konusundaki arzusunu açıkladı.” diyen Andreas Renschler, şöyle devam etti: “Şirketin şu anda bu çaba için mümkün olan en iyi temeli sunan oldukça geniş bir yelpazesi var.

Volkswagen Truck & Bus, geçen yılın sonlarında Hamburg’da gerçekleştirdiği Yenilikçilik Günü’nde özerk sürüş, bağlantılılık ve temiz taşımacılık alanlarındaki en son geliştirme projeleri hakkında bilgi vermişti.

Bir Cevap Yazın