Geleceğin Lojistiği Zirvesi sona erdi

0
34

UTİKAD tarafından düzenlenen Geleceğin Lojistiği Zirvesi lojistik sektörünü ve iş dünyasını bir araya getirdi. Endüstri 4.0, Blockchain, Dijitalleşme, Gelecek Senaryoları gibi kavramların lojistik ekseninde ele alındığı zirvenin son oturumu UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur tarafından gerçekleştirildi.

Lojistik sektöründeki 24 yıllık kariyerinin ardından yedi yıldır UTİKAD İcra Kurulu’nun yöneticiliğini yürüten UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur, sunumunda dijitalleşmenin lojistik sektörüne etkilerini bir sunum ile katılımcılarla paylaştı.

Sunumuna dünyadaki pek çok şey gibi forwarder’lık mesleğinin de hızla değiştiğinin altını çizerek başlayan UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur, “Öncelikle belirtmek isterim ki; forwarder olmaktan her zaman büyük mutluluk duydum ve duyuyorum. Bir dünya insanı olarak mesleğim sayesinde dünyanın farklı yerlerini ziyaret etme ve bu yerlerde dostlar edinme şansını yakaladım. Ancak kabul etmek gerekir ki mesleğimiz hızla değişiyor. Kimileri artık forwarder’lık mesleği öldü, yeni teknolojilerle birlikte bu meslek ortadan kalkacak diyor. Kimileri aksi görüşte. Teknoloji gelişiyor, sarsıyor, büküyor, dönüştürüyor, eski kapıları kaparken bambaşka yeni pencereler açıyor. Ben de bu değişimin forwarder’ların geleceğini nasıl etkileyeceğini ve geleceğin forwarder’larının kimler olacağını kendi bakışaçımla sizlere aktarmak istiyorum.” diye konuştu.

UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur

Forwarder’lığın geçmişi 19. yüzyıla dayanıyor

Cavit Uğur, öncelikle Forwarderlık mesleğinin nasıl ortaya çıktığına değindi ve katılımcılar ile şu bilgileri paylaştı: 19. yüzyılın başlarındaki yeni icatlar sonrasında demiryolu ve buharlı gemilerle daha güvenli taşımacılığın ortaya çıkması Avrupa ile Kuzey Amerika arasındaki ticaretin gelişmesine neden oldu ve buharlı gemilerle birlikte İngiltere ve Avrupa’dan pek çok insan da Amerika’ya göç etmeye başladı. İşte bu zamanlarda Amerika’ya giden gemilere binmek üzere, Londra’daki hanlarda ve otellerde konaklayan yolcuların şahsi eşyalarını depolayan, koruyan ve daha sonra da bu eşyaları Amerika’ya göçen kişinin vardığı noktaya gönderen hancıların, dünyanın ilk uluslararası freight forwarderları olduğu düşünülmektedir. Elbette zamanla sadece bu işe soyunan girişimciler çıkmaya başlamıştır. Nitekim 1836’da İngiltere’de kurulan Thomas Meadows and Company Limited of London, England firmasının, erken dönem freight forwarder firmalarından biri olduğu kayıtlara geçmiştir. 1850’lerin başlarında, yani yaklaşık 170 yıl önce freight forwarding firmalarının da kayıtlarını içeren ilk Lloyd’s Loading List yayınlanmıştır ve bu listeler bugün binlerce limana yük gönderen forwarder, NVOCC, gemi armatörleri ve acentelerinin listelerini yayınlamaya devam etmektedir. Elbette bu freight forwarder’ların gönderdiği yükleri karşılayan ve Amerika’ya göç etmiş kişilerin bulunduğu yerlere teslim eden karşı tarafta temsilcileri yani acenteleri de vardı. Nitekim western filmlerinde bile bu işletmelerin tabelalarını görmemiz mümkündür. Yani 19. yüzyılın başlarında forwarder’lar vardı ve şirketleşmeye başlamışlardı. O günden bu yana yani 200 yıldır mesleğimiz dünyadaki gelişmelere ve dönüşümlere paralel olarak var olmaya devam etti.

Uğur, forwarderlığın geçmişine yapılan kısa ve keyifli yolculuğun ardından mesleğin günümüzdeki durumuna da değinmeyi ihmal etmedi;

LOGISTICS TREND & INSIDE’ın uluslararası forwarderlar arasında yaptığı anket çalışmasından ortaya çıkan GELİŞMEKTE OLAN FORWARDING PAZARI 2018 raporunda, forwarderların mesleğinin bugünü ve yarını hakkında neler düşündüklerini görüyoruz.

a- Forwarderlar, hızla gelişen teknolojinin mesleklerini ortadan kaldırabileceği endişelerine rağmen tam tersine beklenenden daha iyimserler.

b- Blockchain “aracıları” kaldıracak veya azaltacak deniyor. Ama bu forwarderlar için bir tehdit değil, çünkü forwarder aslında sadece bir aracı değil, bir organizatör, bir süreç yöneticisi! Nitekim forwarderların dünya federasyonu FIATA forwarderları “architects of transport – yani taşımacılığın mimarları” olarak tanımlıyor. Forwarderların büyük çoğunluğu kendilerini, mesleklerinin geleneksel tanımıyla gönderen adına ticari malların taşınmasını organize eden bir firma olarak görüyorlar; ama aynı zamanda müşterilerinin tedarik zinciri ve lojistik süreçlerini kolaylaştıran, müşterileri için katma değerli hizmetler üreten uzman danışmanlar olduklarını da düşünüyorlar.

c- Forwarderlar, müşterilerinin kendilerinden en yüksek oranda sırasıyla düşük navlun, ticaretini yaptıkları malları yerine ulaştırmada uzman desteği, bookingde ve yüklemede kolaylık, işlemlerin zamanında tamamlanması, kargo hareketlerinin izlenebilirliği ve takip hizmeti beklediğini düşünüyor.

d- Forwarderlar, faaliyetlerindeki en kritik noktalar olarak, düşük kar marjlarından, kapasite sorunlarından, belirsiz küresel ortamdan ve navlun fiyatlarından endişe duyuyor.

e- Forwarderlar kendileri için en çok fırsat yaratacak sektörleri sırasıyla e-ticaret, yüksek teknoloji ürünleri, perakende, sağlık ve ilaç, otomotiv, yiyecek-içecek olarak görüyorlar. Dolayısıyla düşünülenin aksine forwarderler e-ticarete kendileri için bir tehdit değil, tam tersine fırsat olarak bakıyorlar.

f- Yine düşünülenin aksine forwarder’ların yüzde 40’ı, yük borsalarının, online navlun pazaryerlerinin kendileri için genel olarak bir tehdit değil, tam tersine fırsat olduğunu düşünüyor. Sadece yüzde 13 bunu tehdit olarak algılıyor. Oyunun kurallarını değiştiren bu platformlar taşıyıcı ile göndericinin birbirleriyle direkt olarak daha kolay ve hızlı iletişim kurmalarını sağlıyor, ama lojistik sürecinin ve işleyişinin yerine tam olarak geçemiyor. Burada forwarder’ın başarısı, bu platformlar sayesinde asıl lojistik operasyonunu kapıdan kapıya gerçekleştirirken, süreci dijital bir sistemle buluşturması ve tüm hizmeti bir bütün olarak vermesinde yatıyor.

g- Bu iyimserliğe karşılık en büyük tehdidi yüzde 54 oranında göndericilerin taşıma organizasyonlarını kendi bünyelerinde yapmaları olarak görüyor. Diğer tehditleri yüzde 12 oranında otonom teknolojiler; yine yüzde 12 ile blockchain teknolojisi, yüzde 6 kurumlar arasındaki direkt iletişim yöntemleri, yüzde 2 oranında ise 3D baskı teknolojileri olarak sıralıyor. Nitekim göndericilerin gittikçe artan oranda forwarding işlemlerini kendi bünyelerinde yürütme eğilimi yani “shipper insourcing” forwarder’lar için en büyük tehdit olarak görünüyor. Üçüncü parti lojistik hizmeti alan gönderici firmalar, hizmet aldıkları 3PL sağlayıcılarının sayılarını azaltıyor veya bunları konsolide etmeye çalışıyor. Buna en büyük örnek olarak verebileceğimiz Amazon ve Alibaba gibi yapılar, gittikçe daha çılgınca tüketmeye eğilimli müşterilerinin taleplerini daha hızlı karşılayabilmek için taşıma ve lojistik hizmetlerini kendi kontrollerine alıyorlar.

h- Forwarderlar çapraz satış fırsatı olarak yüzde 34 oranında gümrük işlemleri, yüzde 28 ile kontrat lojistiğini,yüzde 22 ile sipariş karşılama hizmetleri yüzde 16 oranında müşteri kapısında son teslim hizmetlerini görüyor.

i- Forwarderlar yüzde 54 oranında süreçlerin dijitizasyonunun yani sayısallaştırılmasının kendi stratejileri için “çok önemli” olduğunu, yüzde 32’si ise “önemli” olduğuna inanıyor. Yani toplamın 85’i konuyu önemli görüyor.

j- Ve sistemlerini sayısallaştırmak için yüzde 30 oranında kendi sistemlerini kurmayı, yüzde 28’i hazır sistemlerden yararlanmayı, yüzde 18’i bu konuda ortaklığa gitmeyi ve yüzde 16’sı ise şirket satın alma yolunu kullanmayı düşünüyor.

k- Bugünkü forwarder’ların yüzde 74’ü teknolojik gelişmelerin getirdiği bugünkü ve gelecekteki çalışma ortamlarının, gerçekleşen değişimlerin farkındalar ve konuyla ilgileniyorlar. yüzde 20’si konuyla ilgili değil ki bunların yok olup gitmesi kaçınılmaz.

l- Diğer bir deyişle değişimin farkında olmayan veya önemsemeyen, değişime direnen, ayak uydurmayan geleneksel forwarderlar hemen bugün olmasa bile yavaş yavaş yok olacaklar gibi görünüyor. Bugünün çetin ve hızla gelişen piyasalarına uyum sağlamada başarısız olan forwarderlar hep birlikte ortadan yok olmayı göze alıyorlar demektir.

m- Ancak bu arada bugünün hareketli tüketim ve ticaret ortamında, göndericinin ve alıcının yani nihai müşterisinin taleplerini hızlı karşılayabilen, bunun için teknolojiyi etkin kullanabilen ve birkaç yıl önce adı bile duyulmamış katma değerli hizmetleri verebilen yeni bir forwarder yani “lojistik hizmet üreticisi” doğuyor.

Geleceğimiz teknoloji ve dijital olacak

Anketin sonuçlarına ilişkin yorumlarını da katılımcılar ile paylaşan UTİKAD Genel Müdürü Uğur, “Kısacası geleceğimiz teknolojide ve dijitalde olacak. Kesinlikle nihai tüketicinin isteklerine ve eğilimlerine odaklanma, iş süreçlerini ve yaklaşımlarını buna göre değiştirme tavrını benimsememiz gerekiyor. Sektörü olumlu veya olumsuz yönde “tetikleyici noktaları” dikkatle izleme, önlem alma ve geliştirme de ciddiye alınması gereken noktalar olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanı sıra iş süreçlerinde ‘radikal bir sayısallaştırmaya’ gitme ve hizmetlerde, süreçlerde, dokümantasyonda ve operasyonda “tam otomasyonu” gerçekleştirmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

Bu önemli adımların atılmaması durumunda sektörün geleceği yakalayamayacağını vurgulayan Cavit Uğur; “Bunları dikkate almadığımız bir gelecekte geride kalmamız kaçınılmaz. Bu nedenle yapay zeka, nesnelerin interneti, arttırılmış gerçeklik, Veri madenciliği, insansız araçlar, robotikler, 3d baskı teknikleri ve blockchain terimlerini, bunların neler ifade ettiğini, geleceğimizi bunlarla nasıl dijitalleştireceğimizi anlamamız ve gerekli adımları atmamız gerekiyor.” dedi.

Dijital forwarder’ların avantajları ve dezavantajları

Sunumunda son dönemde lojistik sektörü açısından önem kazanmaya başlayan dijital forwarder’lara da değinen Cavit Uğur; “Tüm bu teknolojik gelişim süreci devam ederken, tartışmaların odak noktasında, yeni teknolojileri temel alarak yapılanan dijital forwarder’lar yer alıyor. Kimileri dijital forwarder’ları ‘sektörü kökünden değiştirecek aktörler’ olarak görürken, kimi sektör duayenleri ise bunu bir bardak suda koparılan fırtına olarak görüyor.” diye konuştu.

Cavit Uğur, son yıllarda yeni teknolojiyi kullanarak iş yapan ve örnekleri artan bu uluslararası dijital forwarder’ların avantajları ve dezavantajlarını şu şekilde paylaştı:

Avantajları

Kurucular genç ve dinamik girişimciler, risk iştahları var.

Verileri sadece otomatikleştirmenin ötesinde bir veriyi farklı amaçlar için tekrar tekrar kullanabilme mantığı ve esnekliğine sahipler.

Yapılarında geçmiş teknolojilerle hazırlanan yazılımlar yerine, en modern yazılım dillerini kullanabilirler.

Geleneksel forwarder yöneticileri emekli oldukça, teknolojiyi iyi kullanan bu yeni jenerasyon girişimciler sektörde gitgide daha çok söz sahibi olacaklar.

Bu tür girişimler geleneksel forwarderlardan çok daha fazla oranda yenilikçi yatırımcıları cezbetmektedir.

Dijital forwarderlar arkalarındaki bu yenilikçi sermayedarların da etkisiyle ana akım medyaya çok daha kolay ulaşabilmekte ve çok daha çağdaş pazarlama yöntemleri uygulayabilmektedir.

Dezavantajları

Karmaşık, çok modlu ve çok katmanlı taşımalardan ziyade komplike olmayan komple konteyner taşımacılığı gibi işlere daha uygun görünüyorlar. Dolayısıyla tek bir taşıma moduyla yapılan işlerde daha başarılı olabilirler.

Proje, fuar lojistiği, konsolidasyon, fiziki elleçleme ve operasyon gibi klasik forwarding deneyimi gerektiren işlerde yetersiz kalabilirler. En azından bu süreçleri yürütecek yapıları bünyelerinde barındırmak veya dış tedarikle karşılamak durumundadırlar.

Kendi navlun kontratları olan büyük yükleyiciler için dijital forwardarın sağlayacağı bir navlun avantajı olmayabilir.

Track & tracing yapabilirlikleri, Intra gibi sistemleri kullanmakta olan geleneksel forwarderlardan daha avantajlı veya farklı görünmüyor, en azından şimdilik.

Geniş bir acente ağı olmayan yeni kurulmuş dijital forwarderların, yurt dışı acentelerinin yetersizliği, müşterilerin şimdilik onları çok tercih etmemesine neden olabilir.

En büyük dezavantajları ise, lojistik operasyon sırasında çıkabilecek sorunlardır. Müşteri otomatik yanıt veren dijital sese güvenmez, kendisini aktif olarak dinleyen bir insanla konuşmak ve sorunu onunla çözmek ister. Bu nedenle dijital forwarderlar kullandıkları teknolojilerin yanı sıra geleneksel forwarding insan kaynağını istihdam etmek durumunda, bu da maliyetlerinin artması ve ucuz hizmet verememesi anlamına gelmektedir.

Geleceğin forwarder’ları nasıl değişecek?

UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur, zirvenin ana konusu olan geleceğin lojistiğinde geleceğin forwarder’larını da tanımlamayı ihmal etmedi. Cavit Uğur, ‘geleceğin forwarder’ları nasıl olmalı, nelere dikkat etmeli ve hangi adımları atmalı?’ sorularının yanıtlarını da verdi: “Yeni nesil forwarder’ların geleneksel tanımla mesleklerini “gönderen adına ticari malların taşınmasını organize eden” bir firma olarak gördüklerinin altını çizen Cavit Uğur; “Ama günümüz koşullarında forwarder’ın aynı zamanda lojistik süreçlerini kolaylaştıran ve iyileştirmeler yapan, müşterileri için farklı katma değerli hizmetler üreten, tedarik zinciri yöneten müşterilerinin lojistik süreçlerinin kurgulanmasında danışmanlık yapan, müşterisine ticaretiyle ilgili konularda destek veren uzman danışmanlar olmaları da şart. Bu yeni tanım forwarder’ın geleceğe kalmasının ve yeni koşullara uyum sağlamasının temel bileşenlerini ortaya koyuyor. Forwarder’ların sunduğu hizmetler artık daha akıllı ve otomatik, daha esnek ve hızlı, değer yaratan, tamamen müşteri ve nihai tüketici odaklı, güvenilir, şeffaf, izlenebilir, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir olmalıdır. Forwarder’lar, 200 yıldır yaptıkları gibi değişimin getirdiği yeni nesil iş yapma biçimlerini süreçlerine dahil etmelidir.”

Geleceğin forwarder’larını bekleyen beş büyük eğilim

Geleceğin forwarder’larının biçimlenmesinde beş büyük trend var.” diyen Cavit Uğur, “Müşterilerine bu beş eğilimi gözeterek hizmet verebilen forwarder’lar geleceğin forwarder’ları olma yönünde bir adım öne çıkacaktır.” dedi ve o eğilimleri şöyle sıraladı:

– Çevre Duyarlılığı: Herkes bir parça yeşil istiyor, çevreye dikkat etmeli.

– Geleceğin Ticaret Rotaları: Tüketim alışkanlıkları değişiyor, e-ticaret yükseliyor. Serbest ticaret anlaşmalarının yanı sıra ticaret savaşları yeni ticaret rotalarını; iklim değişiklikleri ise yeni taşımacılık rotalarını ortaya çıkarıyor.

– Güvenlik: Yükün gönderileceği ülkedeki güvenlik gereklilikleri ve prosedürleri konusunda en büyük bilgi kaynağı forwarder olacaktır.

– Konsolidasyon: Taşımacılığın farklı segmentlerindeki konsolidasyonları en yakından takip eden forwarderlar müşterilerini daha doğru yönlendirebileceklerdir.

– Dijitalleşme: Firmalar birlikte çalıştıkları forwarderlardan kendi tedarik zincirlerindeki dijitalleşmeye paralel dijital hizmet vermelerini isteyecektir.

Sonuç olarak; geleceğin forwarderları,

Geleneksel iş yapma ve çözüm üretme deneyimlerini ve becerilerini küçümsemeden;

Bu deneyimlerini, çok hızla değişen nihai tüketici eğilimlerinin gerektirdiği yeni iş yapma biçimleriyle donatarak;

Bunun için de tam otomasyonu sağlayan teknolojik ve inovatif uygulamaları mesleklerine uyarlayarak hayatlarına devam eden firmalar olacaktır.

Ayrıca tüm bunları gerçekleştirecek insan kaynağının eğitimlerle yetkinliklerinin arttırılması, teknolojik donanımının geliştirilmesi, çalışanların yeni nesil iş yapma biçimlerine uyum göstermeleri gerekecektir.

Çünkü forwarding işi, teknolojiden destek alan insan temelli bir meslektir. İnsansız ve elektriksiz fabrikalar, depolar olabilir, ama insansız forwarding şirketi olamaz.

Değişim ne zaman gerekli sorusuna verilecek en iyi yanıt, gerekli hale gelmedendir” cümlesini hatırlatarak iş dünyasının dünyaca ünlü danışmanı ve yazar Claus Moller’e de atıfta bulunan Cavit Uğur konuşmasını “Bu nedenle mensubu olmaktan onur ve mutluluk duyduğum freight forwarder’ların, bu salondan çıktığı andan itibaren geleceğe dönük adımları atmaya başlamaları en büyük dileğimdir. Mesleğimiz dönüşecek, ama hep var olacak ve dünyanın her yerinde meslektaşlarımız ve arkadaşlarımızla buluşmaya devam edeceğiz. Çok yaşasın gelecek ve çok yaşasın forwarder’lar!” sözleriyle tamamladı.

Bir Cevap Yazın